Diyaloglar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyaloglar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2008 Çarşamba

SİYAH ÇİLEK SUYU

Akşam yemeği saati...Ben salatayı ,babaaanne balığı hazırlarken Eylül Ilgın yanıma gelip:
-Babam acıkmıştır, bende sofrayı hazırlayayım mı? diye sordu.Fırsatı kaçırmadan tabakları,bardakları erişebileceği yere bıraktım ve sofrayı tamamen hazırlamadan odaya girmedim.Tatlı için küçük kaşık götürmek gibi bir ayrıntıyı bile atlamadan mükemmel bir sofra hazırlamış kızım.Kadınlık rollerine alışması açısından değil ama yaşam becerilerini arttırması bakımından bu tarz becerileri çok hoşuma gidiyor.Yemek sonunda 2. bardak şalgam suyu içmek isteyen kayınvalideme,mide rahatsızlığını hatırlatarak eşim engel oldu.Eylül Ilgın babasına dönerek:
-Neden izin vermiyorsun? diye sordu.Babasının anlattıkları kafasına yatmamış olacak ki,eşim sofradan kalkar kalkmaz babaannesine dönerek çok kısık bir sesle:
-Babaanne ,babam bu tarafa bakmıyor siyah çilek suyundan içebilirsin.Çabuk, çabuk....diye babaannesinin hakkını kendince teslim etti.(Koyu kavramını hala siyah diyerek açıklıyor ve gördüğü her kırmızı içeceği çilek suyu zannediyor:)

Şimdi içeride mışıl mışıl uyuyor ve en büyük hayranı annesi ileride okusun diye ona bu satırları yazıyor.

8 Şubat 2008 Cuma

BÜTÜN GÖKYÜZÜ VE KUŞLAR BENİM

Bugün içimde ne zamandır olmayan bir enerji vardı.Ev işleriyle aramın pek iyi olmamasına rağmen kendi çapımda oldukça iyi işler başardım:)Tatlı kızımda odasında hayvanlarına su içirmekle ve onları uyutmakla meşgul olduğu için rahat rahat bitirdim işlerimi.
Dışarıda yapılacak bir kaç iş için hazırlanıp çıktık öğleden sonra.Gittiğimiz kuru temizlemecideki makinalar çok ilgisini çekt, biraz onlara bakarak ve sorular sorarak oyalandı.




Parkın yanından geçerken içinde oynayanlar olduğunu gördü ve hiçbirşey demeden sadece gözlerime baktı.Ben mesajı alır almaz baştan pazarlık yaparak parka girdik.Biraz salıncak,azcık kaydırak sefası;kah anne hadi yukarı diyerek,kah kuşlara dalarak hasret giderilen tahtarevalli...



Eve gelincede herşey hoştu taki kızıma kızdığım o ana kadar:Su içtiği bardağı pufun ayağının yanına koymuş.Gördüm ve geçerken bardağa dikkat etmesini söyledim.Sanki ben öyle söylememişim gibi kaşla göz arasında koca bir bardak suyu devirdi.Sinirli bir şekilde odasına gitmesini söyledim. Sözler ağzımdan çıkar çıkmaz pişman oldum ama Eylül Ilgın ağlamaya başlamıştı bile.Odasına gittim arkasından kapının arkasına saklanmış beni bekliyordu.

-Özür dilerim,sana bağırmamam gerektiğini biliyorum.Yinede daha dikkatli olmanı isterdim.
-Bende özür dilerim ama bardağı niye mutfağa götürmedin?Götürseydin bende onu dökmezdim.
-???
-Hadi gel barışalım bi dahada bana kızma tamam mı?
-Tamam kuzum.


Ben kızımın yaşındayken böyle kendimi savunamazdım herhalde.Hatta bazen şimdi bile tutulur kalırım.Umarım kendine olan güvenini , doğru bildiklerini savunmayı ve hakkını aramayı geliştirerek yetkin bir parçan haline dönüştürürsün sevgili kızım.




"BÜTÜN GÖKYÜZÜ VE KUŞLAR BENİM"

diyerek kollarını göğe kaldırdığında haklıydın kızım.

Bu sevme gücü sende oldukça hepsi senin olabilir.