-Babam acıkmıştır, bende sofrayı hazırlayayım mı? diye sordu.Fırsatı kaçırmadan tabakları,bardakları erişebileceği yere bıraktım ve sofrayı tamamen hazırlamadan odaya girmedim.Tatlı için küçük kaşık götürmek gibi bir ayrıntıyı bile atlamadan mükemmel bir sofra hazırlamış kızım.Kadınlık rollerine alışması açısından değil ama yaşam becerilerini arttırması bakımından bu tarz becerileri çok hoşuma gidiyor.Yemek sonunda 2. bardak şalgam suyu içmek isteyen kayınvalideme,mide rahatsızlığını hatırlatarak eşim engel oldu.Eylül Ilgın babasına dönerek:
-Neden izin vermiyorsun? diye sordu.Babasının anlattıkları kafasına yatmamış olacak ki,eşim sofradan kalkar kalkmaz babaannesine dönerek çok kısık bir sesle:
-Babaanne ,babam bu tarafa bakmıyor siyah çilek suyundan içebilirsin.Çabuk, çabuk....diye babaannesinin hakkını kendince teslim etti.(Koyu kavramını hala siyah diyerek açıklıyor ve gördüğü her kırmızı içeceği çilek suyu zannediyor:)
Şimdi içeride mışıl mışıl uyuyor ve en büyük hayranı annesi ileride okusun diye ona bu satırları yazıyor.