Eylül Ilgın'ın günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eylül Ilgın'ın günlüğü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2009 Pazar

SÜPRİZZZZZZZZZZZZ

Sizce ne olabilir?Acaba ağzında birşey mi saklıyor?
Bilemediniz mi? Bir ipucu verelim o zaman.



Süpriz !!!
İlk defa dişi düştü Eylül Ilgın'ın:)


29 Haziran 2009 Pazartesi

ŞOPAR DA EVLENDİ.

Kuaförde saçlarının yapılması o kadar uzun sürdü ki gelin bile kıskandı.

İşimizin bitmesini beklerken kimbilir ne hayaller kurdun.

O gece sadece benim değil düğününde prensesiydin.

25 Nisan 2009 Cumartesi

23 NİSAN KUTLAMALARI









Senin şiir okuyan o küçücük ağzını yerim ben.

20 Ocak 2009 Salı

KADİR KAĞAN'LA BULUŞMA


Eylül Ilgın'ın sınıf arkadaşlarından biri Kadir Kağan.En iyi anlaştıklarından...Okul çıkışı parkta karşılaşıp ne kadar güzel oynadıklarına bir kez daha şahit olunca ertesi gün için sözleştik.Önce sevdikleri abur cuburlardan yemelerine izin verdik,sonrada diledikleri gibi oynamalarına.O kadar çok eğlendiler ki anlatamam.Hiç kavga etmeden saatlerce oynanabilicek arkadaşların varlığı annelerede rahat bir nefes aldırıyor.Onlar eğlenirken biz de rahat rahat konuşabildik.Çok güzel bir gündü.Havalar ısınsın daha kalabalık gruplarla kesinlikle tekrarlanması gereken anlardı dimi Derya?:)

18 Ekim 2008 Cumartesi

DÜĞÜN TELAŞI

Sonunda biricik Neslihan'ımız da yuvadan ayrılıp kendi yuvasını yapmaya karar verdi.Bu kadar emek verilip düğünler yapılırda bizim minik kuzenler bu emeğe saygısız davranır mı?Eylül Ilgın'la Gülçin sözbirliği etmişçesine düğün gecesi için ayrı nikah için ayrı kıyafetler seçtiler.Neredeyse gelinden önce kuaför salonunun yolunu tuttular.Hayır,ikisininde annesi bakımlı olsa neyse... Tüm düğün boyunca sahneden inmediler,karşılıklı oynadılar,yerdeki konfetileri topladılar(bende çoçukken çok yapardım),tanıdıkları herkesin yanına sokulup ne kadar güzel olduklarını bir daha bir daha duydular:)Sanırım en çok düğünün sonunda kına yakılırken eğlendiler.Çok istediler ama sonrasında nasıl bir tepki vereceklerini kestiremediğim için ikisininde bir avucunun ortasına ufacık kondurdum kınalardan.




Küçük gelin muhabbetine sinir olduğum için ikisinede beyazdan farklı renklerde kıyafetler aldık. Bunlar yetmezmiş gibi düğünden bir gün önce Eylül Ilgın'a taç arayıp durduk.4 yaşında bir çocuk nasıl olurda birbirine çok benzeyen 2 tacı kafasına koyup "1.si benim yüzüme yakışmadı." diyebiliyor ben hala hayret içindeyim.Sonunda kendine yakışanın hangisi olduğuna karar verdi de tüm gece söylenmesinden kurtulduk.


Bendeniz gece boyu ya gelinin en yakınları olarak pistte oynamakla meşguldüm yada elimde fotoğraf makinesi bu iki cimcimenin fotoğraflarını çekmekle uğraşıyordum.Gelinin 28 tane fotoğrafı varken Eylül Ilgın'la Gülçin'in 42 fotoğrafının olması sonradan banada garip geldi doğrusu:) Sanırım birazcık abartmışım.



Ertesi günkü nikahda en az düğün kadar eğlenceli ve keyifli geçince değmeyin bizimkilerin keyfine.Şimdi tüm iyi niyetlerimiz ve darısı başına dileklerimiz Erhan'la Gökhan'ın başına...

13 Ekim 2008 Pazartesi

Yapıyoruz Bozuyoruz:)

Kuzum bu hafta hasta...Pazar gününden beri oldukça yüksek bir ateşi ve balgamlı öksürüğü vardı.Okulu erteledik 1 haftalığına,bende izin aldım işyerinden.Gündüzleri nispeten daha iyi olduğundan okula gitmemenin yarattığı boşluğu doldurmaya çalışıyoruz birlikte.Aklımıza gelen herşeyi deneyeceğimizi biliyorum ama hastalık mızmızlığıyla beraber bişeyler yapmak gerçekten çok zor.

Eylül Ilgın'ın hastayken yapmaktan en nefret ettiği şey giyinmektir.O sebepten tüm gün boyunca evde böyle pijamalarla ve dağınık saçlarla dolaşıyor.


Bugünün en büyük süprizini çalan zil yaptı bize.Elimize verilen paketten Ela yengesinin ve Serhat dayısının gönderdiği kocaman bir yap-boz çıktı.Eylül Ilgın'ınbirdenbire tüm hastalık belirtileri kayboldu,hemen yap-bozla ilgilenmeye ve sorular sormaya başladı.100 parçalık yeni oyunumuz kuzunun yaşına biraz büyük olduğundan beraber dış çerçeveyi oluşturmaya başladık.

Çerçeveyi oluşturmak için önce bir kenarı düz parçaları kuzuya öğretip onları ayırdık,sonrada aynı renkteki parçaları mümkün olduğunca gruplandırdık.

Sadece ayırma işleminden bile inanılmaz zevk aldı ve benim tahminimden daha iyi bir şekilde yerleştirmeye başladı parçaları.Sanırım bebekliğinden beri yaptığı tahta yap-bozların bunda etkisi oldukça büyük.

Yapamadığı yerlerde resmi dikkatle inceledi,buna rağmen bulamadıysa benden yardım istedi.Yap-bozun okyanus hayvanlarını göstermesi ayrıca bir artı oldu bizim için çünkü kuzucuk hayvanlara ait şeyleri çok seviyor.

Sona yaklaştıkça heyecanı arttı ama sabrı azaldı çünkü hiç ara vermeden 1 saatten fazla bir süre yap-bozla uğraştı.

Ve harika sonuç karşınızda.......

Tebrikler güzel kızım....

6 Ekim 2008 Pazartesi

ÇİLEK GİTTİ


Söylemeyi unuttum.Çilek yani köpeğimiz arife gününden önce gitti.Zaten anlaşmalı aldığımız için uygun bir zamanda Eylül Ilgın'a bir müddet ayrılmamızın nasıl olacağını sorduk.Çok fazla tepki vermeyince şimdilik hevesini almış olduğuna kanaat getirdik.Babaannede alışmaya başlamıştı ama hijyen açısından hala çok telaşlanıyordu.Uygun şartlar varken kimseyi tedirgin etmemek adına Çilek'i geri götürdük ve kuzuyla bahar başlangıcında bahçede beslenebilecek bir Golden konusunda anlaştık ki bayılıyorum bende o köpeklere..

Ben biraz daha fazla üzüleceğini düşünmüştüm ama sandığımdan çok daha metanetli çıktı.Hala Çilek'ten "Benim köpeğim" diye bahsediyor,sanırım bu da bir geçiş evresi olacak onun gözünde..Sanırım ben gitmesine kuzudan daha çok üzüldüm ama yinede kızımında hakkını yemeyeyim.Evet,ikimizde seni özleyeceğiz Çilek....

28 Eylül 2008 Pazar

KARARLILIK

Bu huy kesinlikle babasından geçmiş olmalı.Kanıt mı?:

1)Küçük teyzemiz Sanem'in gönderdiği siyah ayakkabıları bayramda giymeye karar verdi ve ağustostan beri bekliyor.Bayramlık almaya gideceğimizi öğrenince patlattı asıl bombasını.Siyah ayakkabılarıyla giymek için içinde siyahları,beyazları olan bir elbise istiyormuş küçük hanım.Gezdiğimiz mağazalardaki giysileri ya etek diye istemedi,ya içinde siyah yokmuş diye geri çevirdi yada beğenmedim deyip kestirip attı.Benim gibi ilk gördüğünü beğenen,kimseyi uğraştırmayan,sadece alacağı kıyafeti deneyen bir annenin kızı mağaza mağaza gezip,gördüğü tüm siyah/beyaz/gri kombinasyonlarını denedi ve hepsine bir kulp takmayı becerdi.Aslında nazlanmak gibi görünsede bu yaptığının ne istediğini bilmekle bir alakası olduğunu 10. mağazada anlamak nasip oldu bana.Mağazada istediği tanıma uyan elbiseyi görür görmez "İşte ben bunu istiyordum." dedi ve denemesiyle mağazadaki herkesten onay almak için kabini terk etmesi bir oldu.

2)Uzun zamandır Nickelodeon kanalında bir reklamdaki oyuncağa takılmıştı aklı.Israrlarına dayanamayıp internetten araştırdım ve benim oyuncağa verebileceğim paranın çok üstünde bir maliyeti olduğunu öğrendim.Ancak kumparasında para biriktirirse alabileceğimizi ama bununda çok uzun sürebileceğini söyledim.Bana verdiği cevap aynen şu oldu:"O bebeği istiyorum ve ben param birikene kadar bekleyebilirim."

Bu çoçuktaki azim ve kararlılık beni yiyip bitirecek:)Sonuçta aklına koyduğu ve planladığı şeyi yaptı(rdı).İstediği elbiseyi aldı ve kumbarasında para biriksin diye inanılmaz bir şekilde çabalıyor.Bende içimden "İsteklerin için uğraşaktan kimse seni alıkoymasın ve engeller seni yıldırmasın kızım." diye dua ediyorum...

18 Eylül 2008 Perşembe

ÇİLEKLİ GÜNLER

Ne zamandır köpek istediğini cümle alem biliyor artık.Verdiğimiz söze sadık kalmak için eşimde daha fazla beklemedi ve elinde küçük bir terrier ile çıka geldi birgün.


Evet,tanıştıralım bu Çilek:)Aslında Eylül Ilgın ismini Çiçek koymak istiyordu ama üst kat komşumuzun adını köpeğe vermenin pek doğru olmayacağını düşündük.Kuzuyada durumu açıkladıktan,çiçekten vazgeçip Çilek koydu adını.Daha 3,5 aylık dişi bir yavru...




Çilek'in bize ve eve alışma devresinde babaannenin evde olmaması işimizi kolaylaştırdı çünkü o biraz huylanıyor hemde korkuyor.Bu arada hangisi olursa olsun çoçuk milletinin maymun iştahından haberimiz olduğu için pet shopla anlaştık ve alışamama durumunda geri alma konusunu karara bağladık.


Eylül Ilgın en sonunda isteğine kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.Çileği hiçbirimize teslim etmek istemiyor,başından bir an olsun ayrılmıyor.Sevmesi güzelde bir canlıyla uğraşmanın zahmetli birşey olduğunu anlaması gerektiğini düşündüğümüzden,birçok sorumluluğu ona zimmetledik. Şimdilik hayatından ikiside memnun görünüyor.

Birbirleriyle oynamaya bayılıyorlar,Eylül Ilgın Çilek'i bizden kıskanmaya bile başladı. 1-2 defa okul çıkışına götürdüm köpeğini,o kadar çok sevindiki.Sınıfındakilere çoktan anlatmış bile.Yolda Çilek'i sevmeye yanaşanlara çeşitli önerilerde bile bulunuyor:)

Babaannemiz ilk gördüğünde hafif bir şok geçirdi ama yavaş yavaş oda alıştı.Eylül Ilgın'da şimdilik hevesinden birşey kaybetmedi ama bu ilgiyi sınamak için uygun bir zaman bekliyoruz.Sonuçta eğer bir canlının sorumluluğu alınacaksa evdeki herkesin katılımı ve isteğiyle birlikte olmalı ve kısa vadeli bir heves için hayvanlar suistimal edilmemeli.


6 Eylül 2008 Cumartesi

FINDIK BU KADAR SEVİLİR Mİ?




Eğer söz konusu olan Eylül Ilgın'sa bu kadar sevilir:)

22 Ağustos 2008 Cuma

ONURCAN GİTMEDEN ÖNCE...
















Dayısı Onurcan İstanbul'a dönmeden önce son gezintilerden bir kaç hatıra...