12 Kasım 2008 Çarşamba

10 KASIM TÖRENİ

Bir hafta önceden getirdin şiiri.Çok sevinçliydin çünkü sizin sınıftan şiir okuyacak iki kişiden biri sendin.
Sen ilk geceden ezberlemiştin kısa şiirini ama yinede her akşam defalarca tekrar ettin bize.
Bizide sardı günler öncesinden ilk şiirin ve törenin heyecanı:)

Törene biz gelemediğimiz için fotoğraf makinesini ablalarımızdan birine teslim ettik.İlk töreninden bir hatıra kalsın istedik.

Her yıl 10 Kasım gelince,
Saat dokuzu beş geçince,
İçimi hüzün kaplar.
Gözlerim yaşla dolar.


Biliyorum çok kısa bir şiir ama bizim için binlerce kıtaya bedeldi.Öğretmeninden duyduğumuz övgü dolu sözler de cabası:)


Tören sonu yorgunluğunu sınıfta dinlenerek çıkarmışsınız.


Yanındaki kırmızı tişörtlü arkadaşın Fatih'te en az senin kadar güzel okumuş şiirin 2. kıtasını...



Öğretmenimiz Arzu Hanım'la da bir hatıra fotoğrafı çektirdiğin iyi olmuş.

Yorgunluğunuza değmiştir umarım...

6 Kasım 2008 Perşembe

OKUL DÖNÜŞÜ...

Okulda taç yapmışlar kendilerine.Bizim Kokoş Hanım diretmiş benim çiçeğim kıyafetimin renginde olacak diye:)Öğretmenimiz renk/uyum algısının çok yüksek olduğunu söyledi.
İnsan kendi çoçuğunu az çok tanıyor ama öğretmeni söyleyince nedense ayrı bir gururlanıyor.


Panduflarını sandalyeye oturmadan çıkartmıyor nedense küçük kuzu.İlla sandalye olacak eğer tüm sandalyeler kapılmışsa biri boşalana kadar beklenilecek.Benim giydirmeme zaten izin yok,büyüdüğü için bu kadar basit bir işi kendi yapabilirmiş.


Haklı,yapıyorda zaten:)


Mevsim ,şartlar ne olursa olsun bir yerlerde muhakak bir üfleme çiçeği buluyor.Algıda seçicilik bu olsa gerek.



Son ayların favori sokak oyunu timsah kimi yiyecek.Nerede karelere bölünmüş bir yol bulsa renklerine göre ayırıyor,yarısında timsah oluyor,kim o timsahlı karelere basarsa
aç timsahlara yem oluyor.


"Evet anne,o grilere basma sakın,(burası kısık sesle söyleniyor) onlarda timsah var."

Hem yarışacağız zıplayarak,hem de timsahlara yakalanmayacağız.Zor iş anne olmak ,zor...


Bunu kanıt diye çektim,çünkü her seferinde arkasına dönmek için ileri gidiyor ve "Bak, basmamışım işte " diyor.Bu sefer yakalandınız küçük hanım.

Oyun bitince


Hoplaya


Zıplaya evin yolunu tutuyor.


20 Ekim 2008 Pazartesi

ÇOK ÖZEL BİR GÜN...

19/10/2008/Ordu



Pastanı kendin seçtin,ayrıntılarını sen belirledin.Giyeceğin kıyafete aylar öncesinden karar verdin,çünkü prenseslere layık bir doğumgünü olacağından çok emindin.Her bir arkadaşınına geldikleri için ne kadar sevindiğini söyledin ve hazırladığın minik süprizleri verdin.Pastanı arkadaşlarınla beraber üflemeyi kendin teklif ettin ve herkesin kesmesine izin verdin.




Tüm gün gülümsemen eksik olmadı,çevrendeki herkesinde gülümsemesine sebep oldun. Hediyelerini kendin açtın ve tek tek herkese teşekkür ettin.İçinde senin seçtiğin parçaların kliplerinin olduğunu cdyi tüm gün durmadan dinledin ve dans ettin.Arkadaşlarınla oynarken,arada içeri gelip büyüklerinde gönlünün aldın.



Misafirlerimiz gittikten sonra sevinçle kucağıma atılıp "Çok güzel bir gündü değil mi annecim?Tam istediğim gibi oldu.Prenses doğumgünü gibi..." dedin:)Makineyi elime verip fotoğraflarını çekmem için bir sürü poz verdin.Yatana kadar da elbiseni çıkarmadın.Bu değerli günde bir kez daha bizi bulutların üstünde gezdirip,senin gibi bir evlada sahip olanın değerini hatırlattın.





İYİKİ DOĞMUŞSUN PRENSESİM,İYİKİ HAYATIMIZA GİRMİŞSİN.

iYİKİ ŞİMDİDEN FARKINDASIN SENİ NE KADAR SEVDİĞİMİZİN.

İYİKİ BU KADAR SEVGİ DOLU BİR YÜREĞİN VAR.

ÇOK ŞANSLIYIZ MELEĞİM.

SENİN ANNEN VE BABAN OLABİLDİĞİMİZ İÇİN ÇOK MUTLUYUZ.

GÜLEN YÜZÜN HİÇ SOLMASIN PRENSESİM.

"NİCE MUTLU YILLARA"

18 Ekim 2008 Cumartesi

DÜĞÜN TELAŞI

Sonunda biricik Neslihan'ımız da yuvadan ayrılıp kendi yuvasını yapmaya karar verdi.Bu kadar emek verilip düğünler yapılırda bizim minik kuzenler bu emeğe saygısız davranır mı?Eylül Ilgın'la Gülçin sözbirliği etmişçesine düğün gecesi için ayrı nikah için ayrı kıyafetler seçtiler.Neredeyse gelinden önce kuaför salonunun yolunu tuttular.Hayır,ikisininde annesi bakımlı olsa neyse... Tüm düğün boyunca sahneden inmediler,karşılıklı oynadılar,yerdeki konfetileri topladılar(bende çoçukken çok yapardım),tanıdıkları herkesin yanına sokulup ne kadar güzel olduklarını bir daha bir daha duydular:)Sanırım en çok düğünün sonunda kına yakılırken eğlendiler.Çok istediler ama sonrasında nasıl bir tepki vereceklerini kestiremediğim için ikisininde bir avucunun ortasına ufacık kondurdum kınalardan.




Küçük gelin muhabbetine sinir olduğum için ikisinede beyazdan farklı renklerde kıyafetler aldık. Bunlar yetmezmiş gibi düğünden bir gün önce Eylül Ilgın'a taç arayıp durduk.4 yaşında bir çocuk nasıl olurda birbirine çok benzeyen 2 tacı kafasına koyup "1.si benim yüzüme yakışmadı." diyebiliyor ben hala hayret içindeyim.Sonunda kendine yakışanın hangisi olduğuna karar verdi de tüm gece söylenmesinden kurtulduk.


Bendeniz gece boyu ya gelinin en yakınları olarak pistte oynamakla meşguldüm yada elimde fotoğraf makinesi bu iki cimcimenin fotoğraflarını çekmekle uğraşıyordum.Gelinin 28 tane fotoğrafı varken Eylül Ilgın'la Gülçin'in 42 fotoğrafının olması sonradan banada garip geldi doğrusu:) Sanırım birazcık abartmışım.



Ertesi günkü nikahda en az düğün kadar eğlenceli ve keyifli geçince değmeyin bizimkilerin keyfine.Şimdi tüm iyi niyetlerimiz ve darısı başına dileklerimiz Erhan'la Gökhan'ın başına...

13 Ekim 2008 Pazartesi

Yapıyoruz Bozuyoruz:)

Kuzum bu hafta hasta...Pazar gününden beri oldukça yüksek bir ateşi ve balgamlı öksürüğü vardı.Okulu erteledik 1 haftalığına,bende izin aldım işyerinden.Gündüzleri nispeten daha iyi olduğundan okula gitmemenin yarattığı boşluğu doldurmaya çalışıyoruz birlikte.Aklımıza gelen herşeyi deneyeceğimizi biliyorum ama hastalık mızmızlığıyla beraber bişeyler yapmak gerçekten çok zor.

Eylül Ilgın'ın hastayken yapmaktan en nefret ettiği şey giyinmektir.O sebepten tüm gün boyunca evde böyle pijamalarla ve dağınık saçlarla dolaşıyor.


Bugünün en büyük süprizini çalan zil yaptı bize.Elimize verilen paketten Ela yengesinin ve Serhat dayısının gönderdiği kocaman bir yap-boz çıktı.Eylül Ilgın'ınbirdenbire tüm hastalık belirtileri kayboldu,hemen yap-bozla ilgilenmeye ve sorular sormaya başladı.100 parçalık yeni oyunumuz kuzunun yaşına biraz büyük olduğundan beraber dış çerçeveyi oluşturmaya başladık.

Çerçeveyi oluşturmak için önce bir kenarı düz parçaları kuzuya öğretip onları ayırdık,sonrada aynı renkteki parçaları mümkün olduğunca gruplandırdık.

Sadece ayırma işleminden bile inanılmaz zevk aldı ve benim tahminimden daha iyi bir şekilde yerleştirmeye başladı parçaları.Sanırım bebekliğinden beri yaptığı tahta yap-bozların bunda etkisi oldukça büyük.

Yapamadığı yerlerde resmi dikkatle inceledi,buna rağmen bulamadıysa benden yardım istedi.Yap-bozun okyanus hayvanlarını göstermesi ayrıca bir artı oldu bizim için çünkü kuzucuk hayvanlara ait şeyleri çok seviyor.

Sona yaklaştıkça heyecanı arttı ama sabrı azaldı çünkü hiç ara vermeden 1 saatten fazla bir süre yap-bozla uğraştı.

Ve harika sonuç karşınızda.......

Tebrikler güzel kızım....

10 Ekim 2008 Cuma

KISKANÇLIKTAN ÇATLAYANA BİR ANNE CHARLİE VE LOLA 'YI GURURLA SUNAR...


İlk aldığımız günden bu yana defalarca kez seyrettik cdlerini,yüzlerce kez oynadık oyunlarını, defalarca boyadık elbiselerini ve suratları...Hala bıkmadı ve bıkmayada niyeti yok galiba.Evet sevimli kızdan ve akıllı abiden bahsediyorum.


Lola'nın 4 yaşında bir kız çoçuğu olduğunu,Charlie'ninde sabırlı bir abi olduğunu bilmeyen kalmadı herhalde..Geçen gün yeni sipariş için aylak aylak dolaşırken 3./4. cdlerininde çıktığını farkettim ve kızımdan daha fazla sevindim.En yakın zamanda siparişi vermek lazım ben bile izlemek için sabırsızlanıyorum.Birde kitaplarını bulabilsem.Son gittiğimde İstanbul'da ki kitapçıların çoçuk bölümlerini gezemedim ama bulduğumda hangi dilde olduğuna bakmadan alacağım.İnternetten bakınca sadece Pandora'da bulabildim kitapları.Onlarda sadece ikitane.Oysa yabancı sitelerde o kadar çok kitaplarından,cdleri bile 7.bölümde :(



Oysa ben bunu,



bunu,



bunu,


bunu,


ve hatta bütün bunları istiyorum...


Niye benimde yurt dışında teyzem,amcam,dostum falan yok...Bizde napalım garip garip bir o siteden, bir bu siteden arada da bu siteden bişeyler seyredip,çıktılar alıp boyamaya çalışıyoruz.




Acaba diyorum düzgün renkli bir çıktı alıp,en azından hem kızıma hem kendime tişört bardak falan mı yaptırsam Lola'lı?????????